Kürt siyasetinden Barzani’ye çağrı

Federe Kürdistan Bölgesi’nde Kürt güçleri arasında yaşanan gerginliğin sonlandırılması için KDP Lideri Mesut Barzani’ye çağrı yapan DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, “Kürt ittifakını sağlaman gerekiyor. Bundan başka yol yok. Birakûjiye son verilsin” dedi. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanları Leyla Güven ve Berdan Öztürk, Demokratik Bölgelere Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ve Halkların Demokratik […]

 Kürt siyasetinden Barzani’ye çağrı

05.11.2020 - 15:47

Güncelleme : 05.11.2020 - 15:48
Federe Kürdistan Bölgesi’nde Kürt güçleri arasında yaşanan gerginliğin sonlandırılması için KDP Lideri Mesut Barzani’ye çağrı yapan DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, “Kürt ittifakını sağlaman gerekiyor. Bundan başka yol yok. Birakûjiye son verilsin” dedi.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanları Leyla Güven ve Berdan Öztürk, Demokratik Bölgelere Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Murat Sarısaç, Federe Kürdistan Bölgesi’nde Kürt güçleri arasında yaşanan gerginliğe ilişkin HDP Van İl Örgütü binasında basın toplantısı düzenledi.
DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Kürtlerin tarihi bir süreçten geçtiğini belirterek, “Biz Kürtler yüz yıllık bölünmüş bir şekilde kritik bir aşamaya geldik. Kürtler, özellikle işgalci güçlere karşı amansız tarihi bir kavşakta olduğunu belirtmek istiyoruz. Kürt halkının bütün siyasal ve örgütsel güçlerden beklentisi, siyasetini, politikasını Kürt halkının yüzyıllık özlemine ya da beklentisine göre dizayn etmesini ve buna göre politika üretmesini elzem kılmaktadır” dedi.
KÜRT KURUMLARINA ÇAĞRI 
Kürt siyasal partilerine, kurumlarına ve aydınlarına çağrıda bulunan Bayındır, “Bütün siyasi parti ve güçlerin, Kürtler arasında iç çatışma zemini ortaya çıkarabilecek her türlü olaydan ve pratikten bir an önce geri adım atmasını, Kürt halkının özlemini ve siyasal statüsüne ilişkin politikalarını belirlemelidir. Özellikle bu noktada gerilim ve çatışma zemini yaşanırken, dünyada yaşayan 40 milyon halkımıza böylesi bir süreçte tarihi bir sorumluluk düşmektedir. Kürt halkının aydınları, siyasetçileri, önderleri, kanat önderleri ve ruspilerini, özellikle Kürt güçleri ve kurumları arasında meydana gelebilecek gerilim ve çatışmanın önlenmesi için sorumluluk almaya çağırıyoruz. Özellikle Kürt basını, gazetecileri ve televizyonları da bu gerilimi söndürmeye, kalemleri ve söylemleriyle bu ateşi söndürmeye,  Kürt halkının özgürlüğüne ve beklentilerine layık olabilecek şekilde böylesi bir çabanın içerisinde olmalıdır” diye seslendi.
‘DİYALOG YOLLARI AÇIK TUTULMALIDIR’
Kürt kurumları, örgütleri ve partilerinin sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Bayındır, “Dört parça Kürdistan ve Kürt halkı 21 yüzyılda tarihi bir kavşakta ve bir eşikte. Eğer ulusal ölçekte kendi mücadele ve deneyimlerimize dayanarak, sağduyu ve siyaset ustalıklarıyla hareket edersek, önümüzdeki yüzyıl Kürt halkının özgürlüğünün ve dört parçadaki kendi geleceği ve statüsüne elde etmenin yüzyılı olacaktır. Bu konuda açığa çıkan sorunlar ne olursa olsun, Kürt siyasi kurumları ve güçleri arasında hiçbir şekilde diyalog kanalları kesinkes kapatılmamalıdır. Diyalog yolları açık tutulmalıdır. Bütün Kürt örgütleri ve kurumlarının bu sorumluluk ve bilinçle hareket etmelerini istiyoruz. Özellikle Kürt halkının aydınları, entelektüelleri ve ruspilerinin bu sorumlulukla hareket edeceklerini umuyoruz” ifadelerini kullandı.
GÜVEN: BU OYUNLARI BİLİYORUZ
DTK Eş Başkanı Leyla Güven, Kürtlerin tarihi bir süreçten geçtiğini belirterek, “Kürdistan’ı dört parçaya böldüler. Şimdi tekrar kirli oyunları oynuyorlar. Bu şekilde Kürt’ü Kürde kırdırmak istiyorlar. Biz bu oyunları biliyoruz. Binlerce yıldır Kürt düşmanı olanlar, asla Kürt dostu olamaz. Kürtler tarih boyunca kendini var etmek için, kendi toprakları üzerinde varlığı için, yaşamını ve kültürünü devam etmektedir. Çok ağır bedeller verdiler. Şimdi tekrar kritik bir dönemden geçiyoruz. Kürtlerden tekrar bedel istiyorlar. Kürtler üzerinde her türlü katliamı gerçekleştiriyorlar. Enfal Katliamı, Halepçe Katliamı, Ağrı Katliamı, Dersim Katliamı, Zilan Katliamı, Roboski Katliamı… Bu katliamlar ittifaksızlıktan dolayı başımıza geldi” diye konuştu.
MESUT BARZANİ’YE ÇAĞRI
KDP Lideri Mesut Barzani’ye çağrıda bulunan Güven, devamla şunları söyledi: “Bu yüzyılda artık kimse Kürt yoktur diyemez. Kürt vardır ve dört parça Kürdistan üzerinde, varlığı ve toprakların özgürlüğü için yaşıyorlar. Bunun için de bedel ödüyorlar. Türkiye, adım adım Güney Kürdistan’a MİT’leri yerleştiriyor. Kürtlerin içinde oyunlar oynuyorlar. Kürtler içinde kargaşa ve kavga çıkarmak istiyorlar. Bunun cevabını Mesut Barzani vermişti, ‘biz artık kardeş katili olmayı kabul etmiyoruz’ demişti. Biz de Mesut Barzani’ye buradan sesleniyoruz: Birakûjiye son verilsin. Bizi karşı karşıya getirmek isteyenler kimlerdir? 1999 komplosuyla Abdullah Öcalan’ı Türkiye’ye teslim edenler ve Türkiye’nin gardiyanlık yapmasını isteyenler aynı güçlerdir. Güney Kürdistan’daki referandumu istemeyenler aynı kişilerdir. ‘Siz kendi topraklarınız üzerinde kendi kaderinizi tayin edemezsiniz’ diyen kişilerdir. Peki kimdir bu güçler? Kendi topraklarını koruyan Rojavalı kadın ve erkekler İŞİD çetelerine karşı savaşırken Kobanê’nin düşmesini isteyenler, Rojava’yı Kürtlerin elinden almak isteyen güçlerle aynı güçlerdir. Aynı güç, şimdi Güney Kürdistan’da aynı oyunları oynuyorlar.”
‘KARŞI KARŞIYA GELMEK İSTEMİYORUZ’
Federe Kürdistan Bölgesi’nde yaşanacak herhangi bir çatışma ve savaşa karşı sessiz kalamayacaklarını dile getiren Güven, “Güney Kürdistan da bizimdir, Kuzey Kürdistan da bizimdir. Doğu ve batıda bizimdir. Kürdistan tek parçaydı. İşgalciler bunu dört parçaya böldü. Ama bizim duygu ve düşüncelerimizi bölemezler, çünkü birdir. Güney Kürdistan’da ne zaman bir işgal olsa, Bakur, Başur, Rojhilat ve Rojava Kürtleri de aynı anda cevap veriyor. Bunu kabul etmeyeceğimizi belirtiyoruz. O bayrak bizim de bayrağımızdır. Şırnak’a gidin, Hakkari’ye gidin, oralarda bir çok peşmerge var. Bu peşmergeler bir zamanlar Güney Kürdistan topraklarını savundular. Şimdi siz bunları ayırabilir misiniz? Biz asla ayrı değiliz. Biz biriz. Biz karşı karşıya gelmek istemiyoruz” şeklinde konuştu.
Güven, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer karşı karşıya gelirsek, kim sevinecek buna? Kürt düşmanları sevinecek. Yüz yıl sonra Kürtleri tekrar karşı karşıya getirdik diyecekler. Buradan sesleniyoruz: Gözlerimiz açalım, halkımıza bakalım. Güney Kürdistan halkı da bu savaşı istemiyor. Türkiye işgalini kabul etmiyor. Sesimizi her yere duyurmamız lazım. Herkes Kürt topraklarında oyun oynuyor. Biz işgalcilerin gelip bize sahip çıkmasını istemiyoruz. Buna gerek yok. İşgalci devletlerin bize yardıma gelmesini istemiyoruz. Biz kendimize gelmeliyiz. Biz kendimize yeteriz. Kendimize kahramanız ve cesaret sahibiyiz. Politiğiz, bilgiliyiz. Kimseye ihtiyacımız yok. Şimdi DAİŞ çetelerini topraklarımızdan çıkarıyoruz. Bunu yapabiliyoruz ama bir araya gelemiyoruz. Parti ayrımı yapmamalıyız. DTP, HDP, YNK ayrımı yok. Biz tek partiyiz. Kürdistan’ın genel partisiyiz. Dört parça üzerinde de tek ruhuz. Tek kurtuluşumuz buradadır.”
‘BÜYÜK ROL BARZANİ’YE DÜŞÜYOR’
Gerginliğin sonlandırılarak Kürt ulusal birliğinin sağlanması gerektiğinin altını çizen Güven, “Ulusal birlik için rolünü oynayacak iki kişi var. Biri Mesut Barzani, diğeri de Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’dır. Sayın Öcalan tutuklu. Bu durumda büyük rol Mesut Barzani’ye düşüyor. Burada Mesut Barzani’ye sesleniyorum: Benim canım da senin canına kurban olsun. Her zaman var olasın. Sen bu amaca sahip çık. Kürt ittifakını sağlaman gerekiyor. Bundan başka yolumuz yok. Rolünü oynaman gerekiyor” çağrısında bulundu.

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın